Önümüzde cevaplamamız gereken bir soru var. İthal ettiğimiz kömür mü milli, yoksa güneş ve rüzgar mı?
Türkiye’de kömürün “yerli ve milli” olduğu iddiası uzun yıllardır dile getiriliyor. Peki bu iddianın temeli ne kadar güçlü?
Cevabı birçok farklı noktadan ele alabiliriz. Öncelikle kömür rezervlerine bakalım. Ülkemizin kömür rezervleri açısından zengin bir ülke olduğunu söyleyemeyiz. Küresel kömür rezervinin %90’ını dokuz ülke elinde bulunduruyor. Türkiye ise bu ülkelerden biri değil. Toplam linyit rezervinin ise %3,2’sine ev sahipliği yapıyor ve toplam kömür rezervinin %93’ünü linyit oluşturuyor.
Bununla beraber Türkiye’nin kömür rezervlerinin ciddi bir kalite sorunu var. Linyit rezervlerimizin %55’i yakıldığında kilogram başına sadece 1000 ile 1500 kilo kalori enerji veriyor. Kömürlü termik santrallerini kapatma kararı veren Almanya’daki linyitin en kalitesizi kg başına 7800 kilo kalori değere sahip.
Bu derece kalitesiz bir kaynağı ne kadar kullanıyoruz sizce? Yerli kömür kullanımı son yıllarda artış gösteriyor. 2019 yılında ise 53TWh’lik elektrik üretimi ile tarihi zirvesine ulaşmış durumda. Ancak yine de her yıl milyarlarca dolar ödeyerek satın aldığımız ithal kömürden elektrik üretimine yaklaşamıyor! 2024’te kömür yakıtlı elektrik üretiminin %61’i ithalata dayalı kömür santrallerinde gerçekleşti. Türkiye’de üretilen toplam elektriğin %22’si ise yine ithal kömürle çalışan termik santrallerden sağlandı. İthal kömür sevdamız ile beraber Avrupa’nın kömür ülkeleri olan Almanya ve Polonya’yı geride bırakarak Avrupa’da kömürden elektrik üretiminde ise birinci sıraya yerleştik. Kömürden çıkış politikamız olmadığı gibi, yerli olduğu iddia edilen kömüre her yıl milyarlarca dolar ödeyerek hem ekonomimizi zayıflatıyoruz, hem de iklim değişikliğini körüklüyoruz…
İklim değişikliğinin en büyük sorumlusu gösterilen fosil yakıtları terk etmemiz şart. Yerine koyduğumuz temiz enerji ise her geçen gün büyümeye devam ediyor. Rüzgar ve güneş enerjisi 2024’te 62 TWh enerji üreterek 47 TWh elektrik üreten yerli kömürün önüne geçmiş durumda. Güneş ve rüzgara yatırım yapmaya devam ettikçe paramız ülkede kalırken, daha ucuza elektrik kullanma şansımız da artıyor. Her şey ortada değil mi? İthal ettiğimiz kömür mü milli, yoksa güneş ve rüzgar mı?




