Yaşam ve Yeryüzü için Sen de Çizgini Çek!

19 – 21 Eylül tarihlerinde Çizgiyi Çek Eylem ve Etkinlik Günü’nde yaşam savunucuları yaşanabilir, sağlıklı, adil bir gelecek hayaliyle bir araya gelecek.

Eylül ayında, dünya liderleri New York’ta BM Genel Kurulu’nda bir araya gelecek. Altı hafta sonra ise BM İklim Zirvesi (COP 30) için Brezilya’da toplanacaklar. Yeryüzü ise adil bir gelecek için halkların sesini yükseltmesine ihtiyaç duyuyor.

350.org ise bu ihtiyaçtan yola çıkarak “Çizgiyi Çek” ismini verdiği bir hareket başlattı. 19 – 21 Eylül 2025 tarihlerinde dünyanın dört bir yanında gerçekleşecek küresel eylem ve etkinlik gününde yüzbinlerce insan, başta iklim krizi olmak üzere, yeryüzünün karşı karşıya olduğu krizlere karşı devlet liderlerinden gerçek, kararlı ve acil eylem talep etmek için bir araya gelecek.

Kampanya grubundan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yeryüzü ‘artık yeter’ diye bağırırken liderler harekete geçmekte isteksizler. En temel insan hakları tehlike altında, iklim vaatleri tutulmuyor, kirleticiler ve fosil yakıt şirketleri tahrip etmeye devam ediyor. Zenginler daha zenginleşirken bizler gıda, konut ve enerji için daha yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalıyoruz ve iklim krizinden en çok yara alanlar oluyoruz.

Bugün yaptıklarımız geleceğimizi belirleyecek. Çizgiyi çektiğimiz yer, küresel ısınmayı güvenli bir seviyede tutmayı başarabileceğimizi mi yoksa geri dönüşü olmayan bir noktayı geçip yeryüzünü ve hepimizi tehlikeye atacağımızı mı belirleyecek.

Yeryüzünün ve onun bir parçası olan bizlerin güvende olduğu, sağlıklı, adil bir gelecek istiyoruz. Bir avuç milyarderin, daha fazla kâr hırsıyla yeryüzüne savaş açan şirketlerin değil doğanın sesinin duyulmasını istiyoruz”

Neler Talep Ediliyor?
Enerji

Sermayeyi ve kirleticileri değil insanı ve yeryüzünü önceleklendiren bir enerji sistemi kurulmalı. Bu çerçevede kömür, gaz, petrol; kısaca tüm fosil yakıt projeleri durdurulmalı. Halihazırdaki santraller kademeli olarak adil geçiş ilkesine uyarak devreden çıkarılmalı.

Finans

Kamu kaynakları şirketlerin kârına kâr katmak için değil kamu yararı için kullanılmalı. Ultra zenginler daha fazla vergilendirilmeli. Havayı, suyu, toprağı kirletenlerin neden oldukları zararlar tazmin edilmeli. İklim krizinin etkisini en fazla hisseden Küresel Güney ülkelerini desteklemek için Küresel Kuzey ülkeleri tarihi sorumluluklarının bilincinde hareket etmeli. Bu destek kredi gibi yeniden borçlanma araçlarını içermemeli.

ADALET

Karar alma süreçlerinde halkın katılımı gözetilmeli. Gerçek bir iklim politikası, emekçilerin ve iklim krizi ile krizin arkasındaki adaletsiz sistemden zarar gören herkes için haysiyetli bir çözüm sunmalıdır. Fosil yakıtlardan çıkış ve enerji sisteminde küresel bir adil geçiş, yeryüzünün ve toplulukların faydasına olmalıdır.

DEMOKRASİ

Fosil yakıt şirketleri, kirleticiler ve lobileri siyasetten uzaklaştırılmalı. Geleceğimizle ilgili kararlar, şirketler tarafından değil, insanlar ve topluluklar, özellikle de iklim krizinden en çok etkilenenler tarafından alınmalı. Bu çerçevede yeryüzünün savunucuları yerel topluluklar, iklim kriziyle ilgili alınan kararlarda ve iklim zirvelerinde söz sahibi olmalı.

BARIŞ

Savaş tacirlerinin değil, yeryüzünü yıkımın eşiğine getiren çatışmalara, savaşlara, soykırıma karşı barış isteyenlerin talepleri siyasete yön vermeli. İnsan hakları ve temel özgürlükler ne pahasına olursa olsun savunulmalı.

TOPRAK

Madencilik ve endüstriyel tarım faaliyetleri yaşamın filizlendiği toprağı tehdit ediyor. Bu faaliyetler iklim krizini derinleştiriyor, ormansızlaşmaya neden oluyor, insan haklarını ihlal ediyor. Ekolojik dönüşümü ön planda tutan, toprak haklarına saygı duyan, toplulukların sağlıklı gıdaya ulaşabildiği bir sistem talep ediyoruz.