COP31’e Hangi Ülkeler Katılıyor? “Taraflar” Kimler?

Kısaca COP’un açılımı “Taraflar Konferansı”. Taraf, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni onaylamış ülke demek ve bugün 198 taraf var: 197 devlet ve bir bölgesel örgüt olarak Avrupa Birliği. Ülkeler masada tek tek değil, çıkarlarına göre kurdukları bloklar hâlinde pazarlık ediyor.

Zirve haberlerinde sürekli “taraflar anlaşamadı”, “taraflar metni kabul etti” cümlelerini duyuyorsun. Peki bu taraflar tam olarak kim, kaç tane var ve neden hep bloklar hâlinde konuşuluyor?

“Taraf” ne demek?

COP, İngilizce Conference of the Parties’ın kısaltması: Taraflar Konferansı. Buradaki “taraf”, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni (UNFCCC) onaylamış ve böylece sözleşmeyle bağlı hâle gelmiş ülke anlamına geliyor.

Sözleşme 21 Mart 1994’te yürürlüğe girdi. Bugün 198 tarafı var: 197 devlet ve bir bölgesel ekonomik bütünleşme örgütü. O örgüt Avrupa Birliği, AB, 27 üyesinin yanı sıra kendisi de ayrı bir taraf olarak sözleşmede yer alıyor, ancak üyelerinden ayrı bir oyu yok.

198 sayısı, BM’nin tanıdığı devlet sayısına çok yakın. UNFCCC’nin kendi ifadesiyle sözleşme bugün evrensel üyeliğe sahip. Yani iklim müzakeresi, dünyadaki neredeyse her ülkenin masada olduğu çok az süreçten biri.

Masada yalnızca ülkeler yok

COP’a katılan herkes “taraf” değil. Salonda dört ayrı grup var:

  1. Taraflar — müzakere eden ve karar alan ülkeler.
  2. Gözlemci devletler ve BM kuruluşları — söz hakkı olan ama karara katılmayan aktörler.
  3. Gözlemci kuruluşlar — çevre örgütleri, iş dünyası birlikleri, sendikalar, yerli halklar örgütleri, araştırma kurumları, yerel yönetim ağları, gençlik örgütleri. Bunlar UNFCCC nezdinde gözlemci statüsü alarak akredite oluyor.
  4. Medya — ayrı bir akreditasyon kategorisi.

Kararlar yalnızca taraflarca, çoğunlukla uzlaşıyla alınıyor. Yani tek bir ülkenin itirazı bile bir metni durdurabiliyor — iklim zirvelerinin neden gece yarılarına uzadığının teknik cevabı burada.

İklim zirvesine katılan ülkeler neden bloklar hâlinde konuşuyor?

198 ülkenin tek tek söz alıp pazarlık etmesi pratikte imkânsız. Bu yüzden ülkeler ortak çıkar ve pozisyonlarına göre müzakere grupları kurmuş durumda. UNFCCC’nin listelediği 16 grubun başlıcaları:

  • G77 ve Çin — 1964’te kurulmuş, gelişmekte olan ülkelerin en büyük bloğu. Üye sayısı 130’un üzerinde ve içindeki çıkarlar birbirinden epey farklı.
  • Afrika Grubu — 54 Afrika ülkesi, 1995’te kuruldu. Finansman, uyum ve kayıp-zarar başlıklarında baskı kuruyor.
  • AOSIS (Küçük Ada Devletleri İttifakı) — 39 küçük ada ve alçak kıyı ülkesi, 1990’dan beri. İklim etkilerine en açık grup; 1,5 derece hedefinin masada kalmasının arkasında büyük ölçüde bu bloğun ısrarı var.
  • En Az Gelişmiş Ülkeler (LDC) — BM’nin bu kategoride saydığı 45 taraf.
  • Avrupa Birliği — 27 üyesi adına ortak pozisyonla hareket ediyor.
  • Şemsiye Grubu (Umbrella Group) — Kyoto Protokolü sonrası kurulan grup; Avustralya, Kanada, İzlanda, İsrail, Japonya, Yeni Zelanda, Kazakistan, Norveç, Ukrayna, ABD ve 2023’te katılan Birleşik Krallık.
  • BASIC — Brezilya, Güney Afrika, Hindistan ve Çin; 2009’da kuruldu.
  • AILAC, ALBA, Grupo SUR — Latin Amerika ve Karayipler’den farklı yaklaşımlara sahip üç grup.
  • Arap Devletleri — 22 ülke.
  • LMDC (Benzer Düşünen Gelişmekte Olan Ülkeler) — yaklaşık 24 ülke.
  • ÇYG (Çevresel Bütünlük Grubu / EIG) — Meksika, Lihtenştayn, Monako, Güney Kore, İsviçre ve Gürcistan.
  • Yağmur Ormanı Ülkeleri Koalisyonu (CfRN) — 52 ülke.
  • Karayla Çevrili Gelişmekte Olan Ülkeler ve Dağ Grubu — coğrafi koşulları ortak olan ülkeler.

Bir ülke birden fazla gruba üye olabiliyor. Örneğin bir Afrika adası hem Afrika Grubu’nda hem AOSIS’te hem G77’de olabilir.

Türkiye bu masada nerede duruyor?

Türkiye’nin konumu, müzakerelerin en uzun süren teknik tartışmalarından biri.

Sözleşme 1992’de kabul edildiğinde Türkiye, OECD kurucu üyesi olduğu için hem Ek-I hem Ek-II listesine konuldu. Ek-I, emisyon azaltımıyla yükümlü sanayileşmiş ülkeler listesi; Ek-II ise bunların içinden gelişmekte olan ülkelere mali ve teknolojik destek vermekle yükümlü olanlar.

2001’de Marakeş’teki COP7’de alınan 26/CP.7 sayılı kararla Türkiye’nin diğer Ek-I taraflarından farklı konumu tanındı ve Türkiye Ek-II listesinden çıkarıldı. Ek-I listesinde ise kaldı. Türkiye sözleşmeye 24 Mayıs 2004’te 189. taraf olarak katıldı.

Sonraki COP kararlarında (1/CP.16, 2/CP.17, 1/CP.18 ve 21/CP.20) bu özel koşullar tekrar teyit edildi. 21/CP.20 kararında Türkiye’nin durumunun diğer Ek-I ülkelerinden farklı olduğu bir kez daha kayda geçirildi ve finansman, teknoloji ve kapasite geliştirme desteğinin önemi vurgulandı. İklim Değişikliği Başkanlığı’nın aktardığına göre Türkiye Yeşil İklim Fonu’ndan yararlanamazken Küresel Çevre Fonu’ndan (GEF) yararlanabiliyor.

COP31’de Türkiye bu kez farklı bir sıfatla da masada: ev sahibi. COP31 Başkanı olarak Murat Kurum aday gösterildi; müzakere başkanlığını ise Avustralya’dan Chris Bowen yürütüyor. Bu ikili düzen, zirvenin en sıra dışı yanlarından biri.

Şimdi ne yapabilirsin?

  • Zirve haberlerini okurken “hangi blok ne istiyor” diye bak: aynı cümleyi kuran iki ülkenin gerekçesi çoğu zaman farklı.
  • Türkiye’nin resmî pozisyonunu merak ediyorsan Ulusal Katkı Beyanı (NDC) belgesine bak; ülkelerin masaya getirdiği taahhüt bu belge.
  • Üniversitende ya da kulübünde bir müzakere simülasyonu (Model COP) kurun — blokların mantığını anlamanın en hızlı yolu.
  • Masada Türkiye’yi kim temsil ediyor, öğren: Türkiye’nin Ulusal Katkı Beyanı ve müzakere pozisyonu İklim Değişikliği Başkanlığı üzerinden kamuya açık. Bir gençlik örgütü ya da üniversite kulübü, bu belgeye dair görüşünü kamuya açık danışma süreçlerinde iletebilir, zakere masasına bireysel değil, örgütlü biçimde dokunulur.

Sık sorulanlar

COP31’e kaç ülke katılıyor? UNFCCC’nin 198 tarafı var: 197 devlet ve Avrupa Birliği. Bunların yanına gözlemci devletler, BM kuruluşları, gözlemci kuruluşlar ve medya ekleniyor.

AB hem kendisi hem üyeleri taraf mı? Evet. AB bölgesel bir bütünleşme örgütü olarak ayrıca taraf, ancak üyelerinden ayrı bir oyu yok.

Kararlar oylamayla mı alınıyor? İklim müzakerelerinde kararlar ağırlıklı olarak uzlaşıyla alınıyor; bu da tek bir tarafın itirazının süreci durdurabilmesi anlamına geliyor.

Türkiye hâlâ Ek-I ülkesi mi? Evet. Türkiye 26/CP.7 kararıyla Ek-II’den çıkarıldı ama Ek-I listesinde kalmaya devam ediyor.