İklim Krizi Gıda Fiyatlarını Nasıl Artırıyor? Süper El Niño Riski Büyütüyor

İklim değişikliğiyle birlikte sıklığı, süresi ve şiddeti artan kuraklık olayları, sıcak hava dalgaları, seller, orman yangınları ve fırtınalar gibi aşırı iklim olayları dünya çapında gıda güvenliğini tehdit ediyor. Zero Carbon Analytics (ZCA) araştırma grubunun yayımladığı yeni çalışma, aşırı iklim olaylarının hem gıda enflasyonunu hem de genel enflasyonu nasıl artırdığını ortaya koyuyor.

Araştırma Neyi Kapsıyor?

2025’te yayımlanan bilimsel bir çalışma, 2022 2024 yılları arasında 18 ülkede yaşanan 16 gıda fiyatı artış vakasını incelemişti. ZCA’nın yeni çalışmasında ise aynı yöntem kullanılarak 2024 2026 arasında yaşanan 12 vaka analiz edildi. Analiz, toplam 28 vakanın tamamını kapsayan interaktif bir harita da içeriyor.

Fiyat Artışları Ne Boyutta?

Araştırmanın öne çıkan bulguları çarpıcı. 2026 yazında yaşanan sıcak hava dalgası nedeniyle Fransa’da mısır, kabak, domates ve yeşil fasulye fiyatları %16 ile %32 arasında yükseldi. ABD’de 2026 Ocak ayının soğuk geçmesi nedeniyle domates fiyatları %40 arttı. 2024 Şubat ayında Fildişi Sahili ve Gana’da yaşanan sıcak hava dalgasının ardından kakao fiyatları %280 yükseldi. Brezilya’da 2023’te yaşanan kuraklığın ardından Arabica kahve fiyatları %55 arttı. Etiyopya’da 2022 kuraklığının ardından genel gıda fiyatları %40 yükselirken, ABD’de aynı yıl yaşanan kuraklık sonrası sebze fiyatları %80 arttı.

Küresel ölçekte de benzer bir tablo görülüyor. 2024’te aşırı sıcaklık sonrası Batı Afrika kakao fiyatları %300 artarken, 2022 2023’te İspanya ve İtalya’daki tarihi kuraklıkların ardından Avrupa zeytinyağı fiyatları %50 yükseldi. 2022’de Avustralya’da yaşanan sel sonrası marul fiyatları %300 artarken, 2024’teki bir sıcak hava dalgası Japonya’da pirinç fiyatlarını yukarı çekti.

Süper El Niño Riski Katlıyor

2026 2027 döneminde, şiddetli bir “süper” El Niño olayı, İran’daki savaşın jeopolitik etkileriyle kesişerek dünya gıda sistemlerine yıkıcı bir şok veriyor. Dünya Gıda Programı, bu El Niño nedeniyle 2027 sonuna kadar özellikle Orta Amerika ve Güney Afrika’da en az 49 milyon kişinin akut gıda güvensizliği yaşayacağını tahmin ediyor.

İklim risk analitiği sağlayıcısı Risilience’a göre bu birleşik tehditler, pirinç ve kahve gibi temel emtialarda %100’e kadar fiyat artışı riski taşıyor. Goldman Sachs uzmanlarına göre küresel gıda emtia fiyatları %15,8 oranında yükselebilir ve bu baskı 2028 sonuna kadar hanehalkı bütçelerini zorlamaya devam edebilir. Temel gıda maddelerinde kendi kendine yeten ülkeler bile, yerel verim kayıpları ve El Niño’nun küresel üretim ile piyasa fiyatlarını bozması nedeniyle enflasyondan etkilenebilir.

Tarımsal Verimlilik Zaten Geriliyor

İklim şoklarının yarattığı riskin gerçek boyutunu tahmin etmek kolay değil, çünkü bu şoklar benzeri görülmemiş bir iklim değişikliği sürecinde yaşanıyor. Buna karşın istikrarlı şekilde değişen iklim, 1961’den bu yana küresel tarımsal verimlilik artışını %21 oranında azalttı. Latin Amerika ve Afrika gibi daha sıcak bölgelerde bu oranın %26 ile %34 arasında olduğu tahmin ediliyor. Araştırmalar, iklim değişikliğinin tarımsal verim üzerindeki etkilerini değerlendirmek için yaygın olarak kullanılan modellerin, kuraklık ve sıcaklığın etkilerini sistematik olarak düşük tahmin ettiğine işaret ediyor.

2035’e Kadar Enflasyon Baskısı Artacak

2035 yılına kadar öngörülen ısınmanın, yıllık gıda enflasyonuna 3,23 puan, genel enflasyona ise 1,18 puan ekleyeceği tahmin ediliyor. Birçok ülkenin genel enflasyon hedefinin yaklaşık %2 olduğu düşünüldüğünde bu, önemli bir baskı anlamına geliyor. En büyük baskının tropikal bölgelere düşmesi, en şiddetli mevsimsel sıçramaların ise yüksek enlemlerde yaz aylarında görülmesi bekleniyor.

Gıdanın hanehalkı bütçesinde çok daha büyük bir pay oluşturduğu ve ülkelerin başarısız yerel hasatları uluslararası piyasadan satın alma gücüne sahip olmadığı gelişmekte olan ekonomiler, bu süreçten en ağır şekilde etkilenebilir.

Besin Değeri Yüksek Gıdalar Daha Çok Risk Altında

Aşırı hava koşulları, tahıl gibi temel gıdalara kıyasla çabuk bozulan, besin değeri yüksek gıdaların fiyatlarını daha fazla artırıyor. Bu da iklim bozulmalarının yalnızca temel kalori arzını değil, diyet kalitesini, çeşitliliğini ve beslenmeyi de tehdit ettiği anlamına geliyor. 23 gelişmekte olan ülkede, mikro besin açısından zengin gıdaların fiyatları 2000 2020 arasında nişastalı gıdalara kıyasla aylık %0,03 puan daha hızlı arttı ve özellikle uluslararası piyasalarda sürekli olarak daha oynak seyretti.

Meyve, sebze ve hayvansal ürünler gibi raf ömrü sınırlı, mikro besin açısından zengin gıdalar, aşırı hava koşullarından kaynaklanan tedarik zinciri kayıplarıyla daha fazla karşılaşıyor. Bir analize göre şiddetli fırtınalar, meyve ve sebze fiyatlarını %26 oranında artıran ani sıçramalara neden oluyor.

Buna karşılık raf ömrü daha uzun, birden fazla tedarik kaynağına sahip ve tüketiciler tarafından benzer gıdalarla ikame edilebilen ürünler, fiyat oynaklığını daha iyi sönümleyebiliyor. Son yıllarda görülen keskin fiyat artışları, bu özelliklere sahip olmayan emtialarda yoğunlaşıyor: Batı Afrika’dan kakao, Güney Avrupa’dan zeytinyağı ve Latin Amerika ile Güneydoğu Asya’dan kahve, sıcak hava dalgaları, kuraklıklar ve düzensiz yağışların ardından sürekli fiyat artışları yaşadı.

Etkiler Çocukların Beslenmesine Kadar Uzanıyor

Kırsal Uganda’da aşırı hava olayları, çocuklar için daha düşük kalori ve besin erişilebilirliğiyle ilişkilendirildi. Kuraklıklar özellikle kalori, protein ve çinko arzını sırasıyla %67, %37 ve %28 oranında azaltırken, genel diyet çeşitliliğini %30 oranında düşürdü. Bu eksiklikler, çocuk sağlığı göstergelerini, özellikle yaşa göre boy ve bodurluk oranlarını olumsuz etkiledi.

Birleşik Krallık’ta Enerji ve İklim İstihbarat Birimi’nin (ECIU) yaptığı bir analize göre, son iki yılda yaşanan gıda fiyatı enflasyonunun büyük kısmı ücret artışlarından veya hükümet düzenlemelerinden değil, tereyağı, dana eti, süt, kahve ve çikolata gibi küçük bir grup gıdadaki iklim kaynaklı şoklardan kaynaklandı. Bu ürünler, tipik bir alışveriş sepetinin yalnızca %11’ini oluştururken, gıda fiyatı enflasyonunun %30 %40’ını oluşturdu.

Uzmanlar Ne Diyor?

2025’teki çalışmanın baş yazarı, Barcelona Supercomputing Center Araştırmacısı Dr. Maximilian Kotz, bu tür fiyat artışlarının insanlar ve ekonomi için ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtiyor. Kotz’a göre bu artışlar yaşam maliyetlerini yükseltiyor, tüketicileri besin değeri daha düşük alternatiflere yöneltiyor, sağlık risklerini artırıyor ve enflasyon ile faiz oranlarının yükselmesine neden oluyor. Kotz’un Avrupa Merkez Bankası ile yürüttüğü bir başka çalışmada, iklim değişikliğinin 2035’e kadar yıllık gıda enflasyonunu 3,2 puan, genel enflasyonu ise 1,2 puan artıracağı tahmin ediliyor.

ZCA analizinin baş yazarı Dr. Joanne Bentley McKune ise iklim enflasyonunun giderek artan mali baskısının, karbonsuzlaşma tamamlanana ve yapısal uyum sağlanana kadar devam edeceği uyarısında bulunuyor. Bentley McKune’a göre fosil yakıt bağımlılığının ve aşırı hava olaylarının yol açtığı yıkımın tetiklediği iklim enflasyonu, günlük yaşam maliyetlerinde kalıcı bir artışı temsil ediyor ve dünya çapında hanehalkı bütçelerini zorlayan kalıcı bir enflasyonu beraberinde getiriyor.