Yuvam Dünya Derneği, Koç Üniversitesi Sürdürülebilirlik Ofisi ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi iş birliğinde; Viatris’in koşulsuz destekleriyle düzenlenen 3. İklim Kliniği Sempozyumu, 19 Aralık’ta Koç Üniversitesi Rumelifeneri Kampüsü’nde gerçekleştirildi.
“İklim Krizi Arka Planında Sürdürülebilir ve Dirençli Bir Sağlık Sistemi” başlığıyla düzenlenen sempozyumda, iklim krizi ile sağlık arasındaki çok boyutlu ilişki; bilimsel veriler, politika perspektifi ve sahadan deneyimler ışığında ele alındı.
İklim krizi bir halk sağlığı sorunu
Sağlık profesyonellerini, akademisyenleri, gençleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren sempozyumda; iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, giderek derinleşen bir halk sağlığı krizi olduğuna dikkat çekildi. Ruh sağlığı, bulaşıcı hastalıklar, çocuk sağlığı ve sağlık sistemlerinin karbon ayak izi gibi başlıklarda güncel bilimsel bulgular ve çözüm önerileri paylaşıldı.
Bilim temelli ortak hareket çağrısı
Açılış konuşmalarında, iklim krizi karşısında üniversitelerin, sivil toplumun ve sağlık alanının bilim temelli ve birlikte hareket etmesinin önemi vurgulandı. Yuvam Dünya Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık, iklim krizinin sağlık üzerindeki etkilerinin özellikle çocuklar, yaşlılar ve kırılgan gruplar üzerinde yoğunlaştığını belirterek, İklim Kliniği’nin bu etkileri azaltmaya yönelik bilimsel ve sahaya dayalı çözümler geliştirmeyi amaçladığını ifade etti.
Ruh sağlığı, COP süreci ve sağlık sistemleri
Sempozyumda iklim krizinin ruh sağlığı üzerindeki görünmeyen etkileri, COP süreçleri kapsamında iklim–sağlık ilişkisi ve sağlık sistemlerinin iklim krizi karşısındaki dayanıklılığı ele alındı. Oturumlarda, sağlık sektörünün çevresel etkileri ve sürdürülebilir uygulamalar da değerlendirildi.
Gençlerin rolü ve etkili iletişim
Gençlerin iklim ve sağlık alanındaki rolü özel bir oturumla ele alınırken, günün son bölümünde iklim krizinin toplumla “bugün” üzerinden bağ kuran bir dille anlatılmasının önemi vurgulandı. Sağlık profesyonellerinin yalnızca uzman değil, aynı zamanda güçlü anlatıcılar olduğu ifade edildi.
Bir gün artık bugün
Üçüncü İklim Kliniği Sempozyumu, iklim kriziyle mücadelenin ancak bilim, dayanışma ve sağlık perspektifinin birlikte ele alınmasıyla güçlenebileceğini bir kez daha ortaya koydu. Sempozyum, Yuvam Dünya’nın “Bir gün artık bugün” çağrısıyla katılımcıları harekete geçmeye davet etti.




