Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre iklim krizi, 2030-2050 yılları arasında sadece sıcak stresi, yetersiz beslenme, sıtma ve ishale bağlı olarak yılda yaklaşık 250 bin ilave ölüme yol açacak. İklim krizi artık yalnızca geleceğe dair bir çevre sorunu değil; hava kirliliğini kötüleştiren, bulaşıcı hastalıkları yayan, temiz suya erişimi zorlaştıran ve ruh sağlığını bozan en sıcak halk sağlığı tehdididir.
Bu kapsamda, Türkiye’den Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) ile birlikte Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Lancet Countdown, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Küresel İklim ve Sağlık İttifakı (GCHA) gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren 74 kurum ortak bir girişim başlattı. Girişimin en radikal taleplerinden biri; iklim krizinin temel faili olan fosil yakıtların, resmi olarak “sağlığa zararlı madde” olarak tanımlanmasıdır.
-
Girişimi Başlatanlar: Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP) ve 74 Uluslararası Sağlık, Çevre ve Hak Örgütü
-
Temel Tehdit: Aşırı sıcaklar, hava kirliliği, bulaşıcı hastalık yayılımı ve su/gıda güvensizliği
-
Türkiye İçin Kritik Fırsat: Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek olan COP31 (BM İklim Değişikliği Konferansı)
Uzmanlardan Küresel Sağlık İçin Acil 3 Adım Çağrısı
Uluslararası çağrıda, insan sağlığını korumak ve iklim kaynaklı can kayıplarının önüne geçebilmek için hükümetlerin acilen şu üç adımı atması gerektiği vurgulanıyor:
-
Fosil Yakıtlar Sağlığa Zararlı Ürün Kabul Edilmeli: Fosil yakıtlar, madencilik aşamasından yakma sürecine kadar tüm yaşam döngüleri boyunca yarattıkları tahribat göz önüne alınarak tıpkı tütün ürünleri gibi “sağlığa zararlı ürünler” olarak tanınmalıdır.
-
Sağlık Tüm Politikalara Entegre Edilmeli: Sağlık unsuru; enerji, ulaşım, sanayi, tarım ve atık yönetimi başta olmak üzere tüm iklim ve uyum politikalarının merkezinde yer almalıdır.
-
COP31 Gündeminde Bağımsız Öncelik Olmalı: Sağlık, Antalya’da düzenlenecek COP31 Eylem Gündemi’nde bağımsız ve güçlü bir ana öncelik alanı olarak konumlandırılmalıdır.
“İklim Krizi Artık Bir Halk Sağlığı Krizidir”
Deniz Gümüşel (Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü):
“Avrupa’da peş peşe yaşanan sıcak hava dalgaları ve Türkiye’deki aşırı sıcaklar, iklim krizinin artık geleceğin değil bugünün halk sağlığı sorunu olduğunu açıkça gösteriyor. Kasım ayında Türkiye’de düzenlenecek COP31 öncesinde Bonn’daki BM İklim Değişikliği Konferansı’nda birçok kritik kararın COP31’e bırakılması, Antalya’daki zirvenin sorumluluğunu daha da artırdı. Türkiye’nin COP31 Eylem Gündemi’ne ‘Dinamik ve Dirençli Sağlık Sistemleri’ başlığını dahil etmesini önemli bir adım olarak görüyoruz. Şimdi bu yaklaşımın tüm iklim politikalarına yansıması gerekiyor.”
Prof. Tan Sri Dr. Jemilah Mahmood (Sunway Centre for Planetary Health İcra Direktörü):
“Sağlığın, Eylem Gündemi’nin onuncu başlığı olarak kabul edilmesi sembolik bir adım değil; iklim krizinin acil bir sağlık sorunu olduğunun tescilidir. Yükselen deniz seviyelerinden ölümcül sıcak dalgalarına kadar, eylemsizliğimizin bedelini toplumun en kırılgan kesimleri ödüyor. Küresel Güney’deki sağlık sistemleri, iklim finansmanı ve uyum planlamasının kıyısında değil, tam merkezinde yer almalıdır.”
Dr. Marina Romanello (Lancet Countdown İcra Direktörü):
“Lancet Countdown’un son verileri, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin tarihteki en yüksek seviyelere ulaştığını ortaya koyuyor. İklim değişikliğiyle mücadelede sağlığı önceleyen adımlar; daha temiz hava, daha sağlıklı beslenme, yaşanabilir kentler ve dayanıklı sağlık sistemleri sayesinde her yıl on milyonlarca insanın hayatını kurtarabilir. Ülkeler COP31’e hazırlanırken, bu dönüşümü sağlamak artık açık bir zorunluluktur.”
Dr. Jeni Miller (Küresel İklim ve Sağlık İttifakı İcra Direktörü):
“COP31, sağlığın iklim müzakerelerinin tali bir konusu olmadığını, aksine hükümetlerin iklim politikalarının işe yarayıp yaramadığının temel göstergesi olduğunu kanıtlamak için büyük bir fırsat. Hükümetler, bir yandan sağlık sistemlerini güçlendirmeye çalışırken diğer yandan bu sistemleri giderek daha fazla zorlayan iklim krizini fosil yakıtlarla körüklemeye devam edemez.”
Arka Plan: Avrupa ve Türkiye’de Sıcaklık Alarmı
Avrupa, son yılların en öldürücü sıcak hava dalgalarıyla mücadele ediyor. Sadece haziran ayının son haftasında Fransa, Belçika ve Hollanda’da aşırı sıcaklara bağlı olarak en az 3.700 kişi yaşamını yitirdi. Türkiye’de de her geçen gün etkisini artıran rekor sıcaklıklar nedeniyle can kayıplarının artmasından endişe ediliyor.
Temiz Hava Hakkı Platformu ve ortakları, COP31 ev sahibi Türkiye’nin bu zirveyi sadece bir çevre diplomasisi olarak değil, küresel bir sağlık dönüşüm eylemi olarak yönetmesi gerektiğinin altını çiziyor.



